Karate -4-
- askinacil
- 31 Ara 2018
- 3 dakikada okunur
KİME
İnsan Kime’yi (fokus - bir noktaya toplama) kontrol ettiği takdirde gücü tek bir noktada boşaltabilir. Örneğin yumruk atarken toplanan güç vuruş noktasına da boşaltılabilir, vücut içindeki bir noktaya da. Ama bu ikincisi yıkıcı güç meydana getirir. Hawai’de iken havaya tahta parçaları atar ve onları yumruk, el vuruşu, veya tekme ile kırardım. Bu Kime’den boşaltılan patalaycı güç, sürat ve zamanlamayı gösterir. Yine 4-5 tahta parçasını üstüste koyar hangisini kırmamı istediklerini seyircilere sorardım. Sonra da sadece seçilen parçayı kırar diğerlerini sağlam bırakırdım. Çoğu kere son parçayı kırmamı isterlerdi ki en kolayı oydu. Yine de eğer hız ve zamanlama yanlış olursa hepsi birden kırılır. Ortada olan bir parçayı kırmak sondakini kırmaktan daha zordur fakat en öndeki kadar zor değildir. İşte bu Kime’dir. Yani istenilen bir noktaya gücün boşalmasını sağlayan yetenek.
Meridyenler arasında enerjinin haretketi ve hayati noktaların birbiri ile olan bağlantıları sonucu belirli hareketler belirli organları tahrik ederler. Inter alia, yani nefes verirken başı yukarı kaldırmak beyni tahrik eder ve örneğin çocuklar için çok iyidir. Bu sebepten Japonya’daki Dojomda Karate çalışan pek çok çocuk vardır. Başın yukarı itilmesi otomatik hale geldiği zaman bu olay omurilkte sağlıklı bir titreşim meydana getirir ve sinirleri uyarır. Eğer aynı anda hara kullanılırsa o zaman ruhsal enerji meydana getirilmiş olur ki bu da kadınlar ve yaşlılar için çok faydalıdır. Kadınlar tabiî olarak çok kuvvetli hara sahibidirler ancak hayat seviyesi yükseldikçe insanlar yeme içme peşine düşüp bedenlerini ihmal etmeye başlarlar. Asıl bu zamanda hara kontrolu daha fazla önem kazanır zira ancak bu kontrolla vücut ve zihin kontrolu sağlanabilir. Benim 72 yaşında ve mawaski-geri jodan tekmesi atabilen bir öğrencim var.
Bunun aslında imkansız olması gerekir ama o yapabiliyor çünkü harasını kontrol edebiliyor. Japonya’daki merkezimde 56 yaşında bir öğretmen var 15 yıl önce bir trafik kazası geçirip omurgasını kırmış. Hastaneden çıkınca ilanımı görüp Dojo’ya gelmiş. Karate’ye başlamaya karar vermeden önce birkaç kere gelip gitti sonunda başladı. 53 yaşına geldiğinde 40 yaşında gösteriyordu ve kazanın üzerinde bıraktığı etkilerin hepsi ortadan kalkmıştı. 55 yaşında çalıştığı bankadan emekli olmak üzere iken kendisine daha iyi bir pozisyona terfî teklifi yapıldı ancak Karate’den vazgeçmek istemiyordu. Geliri de yaşamasına yeterliydi. Bu çok iyi teklifi reddederek Dojomda öğretmen olmayı tercih etti.
Karate’nin tarihine uzanmadan genellikle gözden kaçan bir hususa değinmek istiyorum. Karate tarihi 4000 küsür yıl önce ve sağlık için gerekli bir seri hareketler olarak başladı. Daha sonra bunların dövüşe tatbik edilebilecekleri farkedildi. Son birkaç yıldır da spor halini almıştır. Diğer bütün dövüş sporları hayatlarına dövüş teknikleri olarak başlamışlardır. Karate sağlık sağlamak için yapılan tabiî hareketlerden başlayan tek spordur.

Fokus belirli bir teknik hedefi ile teması sağladığı anda vücudun tüm enerjisinin konstrasyonu demektir. Enerjinin konstrasyonu, tam doğru zamanda belirli kasların gerilip büzülmeleri ve teknik tamamlanırken ciğerlerden hava boşaltılması olayının birleştirilmesi ile sağlanır. Eğer tamamlanan tekniğin tansiyonu ölçülebilecek uzunluktaki bir zaman dilimi boyunca sürüyorsa Kime serbest kalamaz (boşalamaz) zira Kime yapılan tekniğin hızı ile ortaya çıkar. Karate hareketleri kuvveti hıza çevirir. Böylece vuruş yapan (yumruk atan) yumruk giderek hız kazanır ve hedefe maksimum hızla vurur. Eğer tam bu anda tüm kaslar gerilip fokus edilebilirse vücudun bütün kuvveti hızdan güce dönüştürülür ve Kime elde edilir. Herkes belirli bir güç ve hızla yumruk ya da tekme atabilir ve bunun için vücudun ağırlığı ile ayağın ileri atılma gücünü kullanabilir. Bu tip kuvvet herkesin sahip olduğu ve günlük durumlarda kullandığı kuvvettir ve insandan insana fiziksel durumlarına göre değişir. Ancak tüm karate tekniklerinde kullanılan kuvvet, kas gerilip büzülmesinden elde edilir ve bu sebepten de vücut ağırlığı ve ebadı ile hiçbir ilişkisi yoktur. Küçük veya büyük herkeste fenomenal güç mevcuttur. Ancak bunun için bedenin doğru biçimde kullanılmasının öğrenilmesi gerekir.
Doğru kullanıldığı takdirde herhangi bir teknik tatbik edilirken, vücudun azami verimi sağlayabilmesine imkan tanıyan bir noktaya gelmek mümkündür. Bunu insanın azami verim hakkındaki düşünceleri ile karıştırmamak gerekir zira bu tahmin teorik sınırın çok altındadır.

Değişik hareketler yapılırken bütün kas gruplarının gerilip büzülmelerinde maksimuma varabilmek için rahat bir elastikiyete gerek duyulur. Bir uzvu çekmek için büzülen bir kasın hareket ettiği mesafe ne kadar büyükse hız o kadar büyük olacak ve tabi bu, tekinğin gücünü de o denli arttıracaktır. Eğer bir noktada meydana getirilen enerji bir diğer noktaya nakledilecekse ya da bir başka yerdeki enerji ile birleştirilecekse koordinasyon çok önemlidir.
Kime’yi izah edebilmek için bedendeki gizli enerji güneş ışığınınki ile mukayese edilebilir. Bir mercek kullanılmak suretiyle ışın bir noktada toplanabilirse kağıt, tahta hatta belki metal yakabilecek duruma erişir. Aynı ışının bu noktadan önce ve sonra ise pek az gücü vardır





Yorumlar